Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
tor-al ticaret
Azdavay Haber Tanıtım

MEHMET AKİF ERSOY YAZI DİZİSİ – 3 Memuriyet hayatı – Evlenmesi

Erdal Arslan

Erdal Arslan

1893
Akif, 22 Aralık 1893 tarihinde, 20 yaşında iken okuldan birincilikle mezun oldu. Mezuniyetinin ardından 26 Aralık 1893 tarihinde 750 kuruş maaşla Ziraat Nezâreti Umûr-ı Baytariyye ve Islâh-ı Hayvânât umum müfettiş muavinliğiyle memuriyet hayatına başladı. 28 Aralık tarihinde ilk şiiri Hazine-i Fünun Dergisinde yayınlandı. 8 yaşlarında iken başladığı ve inkıtaya uğrayan hafızlığını 1894 yılında tamamladı.
1896
İki yıl kadar Edirne’de görev yaptıktan sonra 1896 yılı başlarında İstanbul’a döndü. Mayıs ayında Beşinci Ordu Süvari Alaylarına alınacak atlara bakmak için önce Adana’ya ardından da Şam’a gitti.
1898
Eylül ayının ilk günü Tophane-i Amire Veznedarı Mehmet Emin Bey’in kızı İsmet Hanımla evlendi. Akif ve İsmet hanımın bu evlilikten altı çocukları oldu. (Cemile, Feride, Suat, İbrahim Naim – 1,5 yaşında vefat etmiştir.- Emin ve Tahir.) Evlendiklerinde Akif 25, İsmet Hanım ise 20 yaşındaydı. 1901 yılında sakal bırakan Akif, bu tarihten sonra ömrünün sonuna kadar sakalını kesmedi.
1906
17 Ekim 1906 tarihinde mevcut vazifesine ilaveten 300 kuruş ücretle Halkalı Ziraat Mektebinde “Kitabet-i Resmiyye Muallimliği” ( Resmi Yazışmalar Hocalığı) görevine atandı. (Devam eden yıllarda da bazı okullarda hocalık görevleri verilecektir.)
1908
İkinci Meşrutiyetin ilanından günler sonra 2 Ağustos günü, 7-8 vatanperver arkadaşıyla birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne gitti. Gaye cemiyete üye olmaktı. Fatin Bey, öncelikle uzun uzun cemiyet hakkında bilgiler verdi. Ardından üyelik merasimine geçileceği esnada bir Akif seciyesi dikildi kuralların karşısına. Yemin metnindeki “Bilâ kayd ü şart cemiyetin emirlerine itaat” ifadesine şiddetle karşı çıktı. Ben Cemiyetin yalnızca emr-i bil ma’rufuna biat ederim, mutlak surette söz veremem, dedi. Akif’in bu duruşu ve kararlılığı İttihat Terakki Cemiyeti yemininin kendisi için değiştirilmesine sebep oldu. Birçok fikri ve uygulamasını benimsemediği cemiyette de uzun süre kalmadı.
27 Ağustos tarihinde Sırat-ı Müstakim Dergisi yayımlanmaya başladı. Ebulula Zeynelabidin (Mardin) ve Eşref Edib’in sahibi olduğu derginin başyazarı Mehmet Akif’tir.
1909
25 Ağustos günü, Umur-i Baytariyye Müdür Muavinliği görevine terfi etti.
1911
Nisan ayında Mehmet Akif’in ismiyle bütünleşen Safahat basıldı. 1912 yılının Eylül ayında Süleymaniye Kürsüsü, 1913 yılının Haziran ayında da Hakkın sesleri basılacaktır.
Akif’in kimden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın, haksızlığa tahammülsüzlüğün en önemli misallerinden birisi 1911 yılında yaşandı. Baytarlık Dairesi Müdür Yardımcılığı görevini sürdürdüğü esnada, imtihanda tam puan alarak dairenin katibi olan Emin ismindeki bir gencin sebepsiz yere işine son verilmesi üzerine, Akif de istifa etti. Bütün ısrarlara rağmen istifasını geri almayan Akif, ancak genç katibin işine geri iade edilmesi üzerine istifasını geri çekti. Bu genç katip M. Emin Erişirgil’dir.
1912
Ebulula Mardin’in Sırat-ı Müstakim Dergisi’ni bırakmasının ardından derginin adı Sebilürreşad olarak değiştirilerek yayın hayatına devam etti.
1913
Balkan faciaları üzerine Sebilürreşad dergisindeki yazıları yanı sıra Beyazıt, Fatih ve Süleymaniye camilerinde verdiği vaazlar büyük yankı yaptı.
11 Mayıs günü, Baytar Müdür Muavinliği görevinden kat’i olarak istifa etti. Bu istifasına da bir haksızlık sebep oldu. Amiri durumundaki Baytar Müdürü Abdullah Efendi’nin haksız yere görevine son verilmesi üzerine, Akif’in de istifa etmesi kişiliği ve karakterinin seviyesini gösteren önemli hadiselerden birisi olarak dikkat çeker. Çünkü istifa etmemiş olsaydı, büyük bir ihtimalle kendisi Müdür koltuğuna oturacaktı.
1914
Mehmet Akif’in dördüncü kitabı olan Fatih Kürsüsü yayınlandı. Aynı yıl üç baskı yaptı.

KISSADAN HİSSE

Mehmet Akif, sadece İstiklal Marşı şairi olarak değil, hayatın her dönemindeki duruşu, karakteri, vatan sevdası ve mücadele ruhuyla genç neslin örnek alması gereken en mühim şahsiyetlerden birisidir.
Yazı dizimizin üçüncü bölümünde yer verilen ve Akif’in seciyesini ve ismiyle müsemma “direnen” şahsiyetini ortaya koyan üç önemli hadiseye dikkat çekmek istiyorum;
Birincisi; İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üyelik yemini hadisesidir. Ne Akif’ten önce ne de Akif’ten sonra hiç kimsenin bu yemin metni ile ilgili bir duruş sergile(ye)memesi onun şahsına münhasır doğruluğundan taviz vermemesinin güzel bir örneğini sunarken, her şart ve ortamda bildiğinden şaşmayan Akif’i de göstermektedir.
Akif ve beraberindeki 7-8 vatanperver arkadaşı İttihat ve Terakki Cemiyeti binasına giderler. Meşrutiyet ilan edileli henüz on gün kadar olmuştur ve İstanbul’un her tarafından hürriyet nidaları yeri göğü inletmektedir. Abdülhamid’in tahttan indirilmesiyle her şeyin güllük gülistanlık olacağını umanların arasında elbette genç Akif de vardır. Ve o günün modası İttihat ve Terakki Cemiyeti’dir. Fatin Bey Cemiyet ile ilgili uzun bir izahat yapar ve nasıl üye olunacağını anlatır. Akif’ de filmin koptuğu andır o an! “Kayıtsız şartsız cemiyetin her türlü emirlerine itaat” ifadesini içeren yemin metnine şiddetle karşı çıkar. “Ben sadece doğru bildiklerimi yapmaya yemin edebilirim!” der. Zemheri soğuğundan nasiplenmiş bir rüzgar eser odada. Fatin Bey, Akif’in gözlerine bakar; inancı, kararlılığı ve dik duruşu görür. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye olmanın en büyük şartı ve merasimi olan yemin metni SADECE AKİF İÇİN değiştirilir!
İkincisi; Yıl 1911… Akif Baytar Müdür Muavinidir. Görev yaptığı daireye sınavla bir katip alınır. Emin isminde 20 yaşındaki bir delikanlı sınavı üstün başarı ile vererek katip olur. Aradan birkaç hafta geçmiştir ki, Katip Emin’in işine sebepsiz yere son verilir. Durumu öğrenen Akif hiddetlenir ve basar istifayı! Akif alışkındır, kışın ayazında İstanbul’un boğazında karşıdan karşıya yüzmeye… Ama onu tanımayanların bünyelerine soğuk duş iyi gelmez! Akif’in bu istifası bütün daireyi ve üst makamları harekete geçirir. İstifasını geri alması için önce zorlanır, ardından araya hatırlı kişiler sokulur. Akif, ancak genç Katibe yapılan haksızlık giderilip işine dönünce ikna edilebilir ve istifasını geri çeker. Daha göreve yeni başlamış, hiç tanımadığı bir insana yapılan haksızlık karşısında kendi menfaatini bir an bile düşünmeyen bu destan adam, bir de yakın arkadaşına aynı haksızlık yapılmış olsa ne yapar?
Söyleyelim, yine aynı şeyi… Ve üçüncüsü; 1913 yılında da hem arkadaşı hem de amiri olan Baytar Müdürü Abdullah Efendi’nin işine son verilir. Akif yine aynı Akif’tir. Bir önceki istifasından daha derin manalar taşır bu istifası; Abdullah Efendi’nin işine son verildiğinde Müdür koltuğu boşalmıştır ve Müdür Muavini koltuğundaki Akif yeni Müdür namzetidir. Yirmi yıllık memuriyet hayatını ve Müdür koltuğunu bir çırpıda silip atmakta tereddüt göstermemiştir ama… Ve bu sefer araya konulan hatırlı kişilerin de yapabileceği bir şey yoktur. Akif memuriyete geri dönmez.
İstifa dilekçesi şöyledir:
“Orman, Maâdin ve Zirâat Nezâreti Celîlesine,
Umûr-ı Baytariyye müdîri Abdullah Efendinin yerden göğe kadar haklı olduğu bekteriyolojihane meselesinden dolayı azli üzerine âcizleri de memuriyetimden sûret-i kat’iyyede istîfa ediyorum…
Umûr-ı Baytariyye Müdîr Muâvini Mehmet Akif”

Akif’in şiirleri hayatıdır! Aşağıdaki mısraları edebiyat olsun diye yazmadığının en güzel göstergesi bu iki istifa hadisesidir:
Zulmü alkışlayamam, zâlimi aslâ sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ, boğarım…
– Boğamazsın ki!
– Hiç olmazsa yanımdan koğarım!
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle.
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle. (*8)
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim.
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.
Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Zâlimin hasmıyım amma severim mazlûmu…
İrticanın şu sizin lehçede ma’nası bu mu?
MEHMET AKİF

ERDAL ARSLAN

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ