Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
tor-al ticaret
Azdavay Haber Tanıtım

KÖPRÜ 4

Fehmi Nalbant

Fehmi Nalbant

1995 te bir Gazetede (Doğada Foto yarışmasına yer aranıyor) mealinde ilanı görüp. Koşup, Ankara’da bulduğum adresin kapısını çaldım. Yön.Kur. Başkanı Sayın Necmettin Külahçı, konu ile ilgili olarak geldiğimi öğrenince sevindiğini, beni saygı ile karşılaması söyler gibi idi. Coğrafyamızla ilgili resimler üzerinde yaptığım tanıtıma ikna olduklarına sevindim. Adresimi verip ayıldıktan kısa bir zaman sonra 2 arkadaşı ile misafirimiz oldular. Gayem, Devrekani Çayının, Çatak Kanyonundan Mahalleme kadar olan 7-8 Km seyahatı için 800-900 m yükseklikte olan kayalar arasındaki esrarengiz yolculuğunu izletmekti. Çal Dibinden çıktığımız yolda üstümüzü başımızı yırtan çalı ve dikenlere, kol ve bacaklarımıza batan Kuşburnu,Kızamuk, Böğürtlene aldırış etmeden TÜRBEye vardık. Orada Yatan, saygın bilinen Muhtereme, her yolcunun yaptığı dualardan bizde okuyarak gönlünü aldık. Şimşir, Meşe ve sıkca olan Kaya Fındıkları dibinde yaprağı kuruyup boyun büken saleplere ve tek tük çıkan menekşe ve çiğdemlere basmadan Kanyona hakim tepeye ulaştık. Görülen manzara misafirleri adeta mest ediyor. Dürbünle, karşı yakadaki magaralar ve suyun oluşturduğu geniş göllerde yüzen iri iri balıkları geleceğe taşımak için resm ettikten sonra yola revan olduk.Yol üzerinde genişce bir taş üzerinde oluşan-oluşturulan (Gahluk) adi ile bilinen göletten su içmenin sağlık vereceği inancını hatırlayıp aradı isem de bulamadık. Ataktan Sama’ya indiğimizde Güney Camiinde öğle ezanı okunuyordu. Yol arkadaşlarımın gözlerinden gönüllerine yerleşen güzellikleri biri bitirmeden diğeri birazda ilaveli olarak anlatmaya başlıyordu. Derken SAMA Harmanına gelmiştik. Birazda ben konuşayım diyerek araya girdip. Kanyonun devamını GAVUR HARMANINDAN göstermek isteğime memnun oldular. Yüzlerce yıl evvel buralarda yaşayan Kavimler yaklaşık 400 m.mesafede ki Çaya inene kadar olan tabii ve yapma mağaralarda yaşadıkları. Su ihtiyaçlarını ise çaydan giderdiklerini: Ekip biçtiklerini ise Gavur harmanında saman ve dene haline getirdikleri günümüze gelen rivayetlerden anlaşıldığını can kulağı ile dinliyorlardı. Sama Kayasından Kurt Girmezi, Domla ve Sivrice kayalarını dipten doruğa süzdükten sonra, Çıra Kayası ve Asar kalesi aralık bırakıp oluşan 700-800 m rakımlı dehlizden Çay, yol bularak Valla Kanyonuna nasıl ulaştığını hayret ve merakla gözlemliyorlardı. SAMA Kayasından gördüğü Değirmen Düzünün ihtişamına hayran kalıp(İşte orası aradığım yer) diyordu. Yanına indiğimizde Sellerin köprüyü denize taşıdığını görmesine çok üzüldü. Üzüldü amma. Yer olarak burayı seçmişti bir kere. Samimi duygularla (Kısa zamanda görüp tanıdığıma göre fazla özelliği, güzelliği ve maddi imkanı olmaya birisiniz) dedikten sonra sorduğu evimi gösterdim. Sonra sorduğu köprünün tarihçesini detaylı olarak anlattım. Dikkatlıca dinledikten sonra (Anlıyorum ki yüz yıllardan beri sellerin götürüp. Atalarınızın yaptığı bu yadigarı(köprü), köy boşalıp, yapacak kalmayınca senin yapman için YARADAN sana Reislik görevi nasip ettiğini hiç düşündün mü?) demesi ile Belediyemiz imkanı, arkadaşların gayreti, köprü ve köy sevdalılarının imkanları birleştirilerek 1996 baharında geçişe sunulan köprümüzü ilk kullananlar DOĞAY 96 Fotoğraf Yarışması için Köyümüze yurt içi ve dışından gelip Değirmen Düzünde yüzlerce Çadır kurup Birkaç gün hoşca vakit geçiren misafirlerimize nasip olmuştu.
Köprüye mani olunduğunu duyduğumda, Sabahlara kadar uyuyamamış. Kara basanlar basmış. Eskilerin tabiri ile sanki (Ağırlık basıyor) du. Ertesi gün, bu haleti ruhiye içinde telefonla arayıp, konu ile ilgili buluşma teklifinde bulunduğum eski-yeni köyümüz Dernek Başkanları Belediye Parkına gelmiş. Muhtar gelmemişti. Üzüntü ve hayal kırıklığımı anlatıp. Belediye Başkanı ve Kaymakamımızı ziyaretle İşin tatlıya bağlanmasını istiyordum. Tek kelime etmeden kalkıp gitmelerine ayrıca üzülmüştüm. Konuyu bir Bektaşi Hikayesi ile bitireyim. Bektaşi bir köye İMAM olur. Tahmin ettiği şekil ve usullerle vecibeleri yerine getirmeye çalışır. Yakınları, mezara yatırıp yukarı çıkar çıkmaz. Mezara atlayan Bektaşi cenazenin baş ve ayak bağlarını açtıktan sonra kulağı hizasına kadar eğilip bir şeyler mırıldanarak mezardan çıkar. Ne söylediği uzun zaman sorulan Bektaşi cevap vermez. İleri ki zamanlarda ısrarlara dayanamayan Bektaşi (Eğer Ahire tekiler dünyadan sual edecek olurlarsa. –BEKTAŞİ KÖYE İMAM OLDU- derseniz Onlar Dünyanın halini anlarlar diyorum) diyordu.
Kasım 2017

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Eski köy düğünleri - 20 Haziran 2019
KÖPRÜ 3 - 25 Kasım 2017
KÖPRÜ 4 - 25 Kasım 2017
Seyir Terası - 20 Kasım 2017
AZDAVAY MERKEZ CAMİİ - 10 Kasım 2017
Azdavay Köyleri - 29 Haziran 2017
NİNEMİN MÜDÜR LAKABI - 28 Nisan 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ