Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
tor-al ticaret
Azdavay Haber Tanıtım

Kağıt bardak ve bakan

Erdal Arslan

Erdal Arslan

Sosyal medyada dolaşan bir kıssa vardır, rast geldiniz mi bilmem. Olayın gerçekten vuku bulup bulmadığı hakkında da elimde bir belge yok. Ne var ki, hayatın anlamını kavramamıza yardımcı olan mükemmel bir hikayedir.

Eski bir bakandan bir konferansta konuşma yapması istenmiş ve eski bakan elinde kağıt kahve bardağı olduğu halde kürsüye çıkmıştı.

Konuşmasına başladı. Ancak ağzından çıkanlara beyninin uyum sağlayamadığı, konuşmasına kendisinin bile odaklanamadığı izleyicilerin de dikkatini çekiyordu. Konuşmaya başlayalı birkaç dakika olmasına rağmen, izleyiciler arasında “bitse de gitsek” halet-i ruhiyesi oluşmaya başlamıştı bile.

Bu durumun konuşmacı olan eski bakan da farkındaydı. Kağıt bardağındaki kahveden bir yudum aldı. Göz hizasına kadar kaldırdığı bardağı bir müddet süzdü ve gözlerini bir dakika kadar izleyicilerin üzerinde gezdirdi.

Ardından tekrar konuşmaya başladı:

“Bu kürsüde geçen yıl da konuşmuştum. Tek bir fark vardı; o zaman hala bakanlık görevim sürüyordu. Buraya gelirken bana birinci sınıf bileti alınmıştı, hava alanında beni lüks bir araba ve eskort aracı bekliyordu. Beni önce bir otele götürmüşlerdi. Otel müdürü beni otelin kapısında karşılamış ve kral dairesine çıkarmıştı. Ertesi sabah lobide benim odadan inişimi bekleyen bir heyet vardı. Beni yine aynı lüks araba ve eskort eşliğinde bu salona gelmiş, özel bir kapıdan salona girmiştim. Çok şık bir bekleme odasında konferansı beklerken porselen bir kapta kahve ikram etmişlerdi. Sonra da beni salona aldılar ve en ön sırada ayrılan yerime geçmiştim.”

 

Eski bakan derin bir nefes aldı, seyircilere gülerek bir süre baktı ve konuşmasına devam etti;

“Fakat bu yıl karşınızda bir bakan olarak bulunmuyorum. Dün buraya kendi ödediğim uçak bileti ile uçtum. Beni hava alanında kimse karşılamadı. Otele taksi ile geldim. Kendi odama kendim çıktım. Bu sabah buraya otelden yine taksi ile geldim. Kapıdan girerken güvenlikten geçtim, hüviyetimi alıp listede olduğuma emin olmadan salona almadılar bile. Sonra da bulabildiğim yerde oturdum. Canım kahve istedi ve görevliye sordum; bana dışarıda kahve makinesi olduğunu söyledi. Ben de çıktım ve şu gördüğünüz kağıt bardağa kahveyi kendim doldurdum.”

Seyirciler gülmeye başlamıştı. Eski bakan kağıt kahve bardağını tekrar eline aldı ve havaya kaldırdı;
“Sanıyorum geçen yıl porselen bardak bana sunulmamıştı. Makamıma sunulmuştu. Benim asıl bardağım işte bu.”

Eski bakanın yüzünde acısından, izleyicilerin yüzünde keyiften bir tebessüm vardı. Eski bakan, hayatın en önemli derslerinden birisini verdiği konferansının can alıcı cümlelerini kurdu;

“Size verebileceğim en iyi ders bu işte. Bütün o övgüler, hizmetler, avantajlar, rütbeniz, rolünüz, makamınız içindir. Size ait değildir. Ve bir gün makamınızı görevinizi bitirdiğinizde porselen bardağınızı halefinize verirler. Çünkü aslında hep layık olduğunuz kağıt bardaktır…”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Geri zekalı dahi - 1 Temmuz 2019
Kağıt bardak ve bakan - 29 Haziran 2019
Fetihmi işgalmi? - 29 Mayıs 2019
Oruç tutmak zararlıdır - 24 Mayıs 2019
Oruç Nimettir - 11 Mayıs 2019
CEZERİLER GELİYOR - 21 Ocak 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ