Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
tor-al ticaret
Azdavay Haber Tanıtım

İLK KEŞİF GÖREVİM VEEE….

Fehmi Nalbant

Fehmi Nalbant

Köyümden (Kastamonu-Azdavay-Kayabaşı), ayağımda çarık,sırtımda anamın iğne ile diktiği bezden mintan,bacağım da gazıl “eziyetli bir şekilde,köy imkanları ve usulü ile yünden yapılan kumaş” pantolonla ilk okulu bitirmiştim.(1952) Orta okula başlamadan evvel İstanbul’a gitmiş, Hilmi Yazıcı’nın referansı ile İpek ve Özipek Palas otellerinde bulaşıkçılık yaparak biriktirdiğim para,ağabeyimin desteği,anamın tereyağı,yün ve tiftik paraları ve yaz tatillerinde otele gidip çalışarak okumuş memur olup, Elazığ-Madene atanmıştım. Sene 1961
Pamuk ipliğini,anamın söküklerimizi dikerken görmüştük. Nasıl yetiştiğini ve bitki şeklini görmemiştim.
İlçenin tek Ziraatçısı askere gidince,Kaymakam (OLUR)u ile Ziraat Teknisyenliği görevi de bana verilmişti. Memuriyette bilmiyorum, yapamam yoktu.Öğleye kadar Veteriner,öğleden sonra Ziraat Memuru idim. Bir gün uzak bir köyden gelen bir vatandaş, pamuğuna su vermeyip, kurutan su görevlisinden şikayetçi idi. Ziraat Odasından tanımadığım bir adam gelerek”ben sana yardımcı olurum. Kaymakamdan beni iste”dedi. Kaymakamlık Yazı İş.Md. olur der gibi bir hareket yapınca, beraber gitme emri alınmış oldu. O yıllar en lüks ulaşım aracı at ve katırlardı.Yardımcım,”biz jiple geliriz. Parasını verirsin” demesi üzere adam gitti.Ertesi sabah köye ulaşmıştık.Kalan bölümü yaya olarak tarlalardan geçip gidiyorduk. Bildiğim ekilişler olduğu gibi bilmediğim bitkilerde vardı. Mağdura tarlasını sorduğumda, (Burası )diye gösterdi.Mahsul, kuruyup boyun bükmüştü. İyice öğrenmek için tekrar sorduğumda tarlanın ortasına varmıştık. Sınırlarını gösteriyordu. Sıkça sormaktan kastım, Bu yaşa kadar pamuk ağacı görmemiş olmamdandı.Böylece keşfine geldiğim pamuk bitkisini ilk defa görüp,tanıyordum.”Pamuk bu mu desem” çevremde toplananlar.”Adam pamuğu bilmiyor,keşfe gelmiş” diyeceklerdi.Pamuğu tanıdığıma göre keşfi yapabilirdim.
Suyun debisi,sulaması gerekli ekili varlığa göre çok azdı.15 günde sıra ancak gelirdi.Zaten sucu ve heyettekiler aynı şeyi söylüyorlardı.Vicdani kanaatim de bu idi.Yardımcım uyanık bir tipti. Sıkça mağdurla kürtce konuşuyor.Men ediyorsam da arada durup devam ediyorlardı.Bir ara kayboldular. Bir çocuk gelerek şoförü de çağırdı.Muhtar “bu adamı gözüm tutmamış” diyordu. Şüphelenmiştim.Yapabileceğim bir şeyde yoktu.Gideli bir saat olmuştu.Geldiklerinde arabanın içinde bir çuval soğanla o kadar patates vardı.”Bu ihtiyacı evlenince anlarsın” diyordu.Mağdura soramazdım.”Rüşvet aldı”derse orası karışırdı.
Tahrirat Katibi(Yazı İş-Md) Kemalettin Bey Bana yardımcı olan bir iyi niyetti.Hadise mahallinde tuttuğumuz zabıtlara kendi görüşümü de “Kabahat sucuda değil suyun azlığında” diyerek yaptırdığı ilaveyi alıp dosyayı gerekli yere havale etti. 6 ay kadar sonra Karakoçan’a “Üç harflilerin isteği ile) Üç harflilerle Arkadaşlık yazımı oku- tayin oldum.
Birkaç ay sonra Maden Mahkemesinden gelen yazıda…….tarihinde bir soruşturmaya esas olmak üzere Adliyeye davet ediliyordum.Daire komşum Zonguldaklı bir savcı idi.Biri birimize hemşerim derdik. “Gitme bir daha çağırırlarsa gidersin” dedi gitmedim.Bir daha da çağrılmadım. Bir zaman sonra uğradığım Maden mahkeme kaleminden aldığım cevap”Adamdan rüşvet olarak para soğan ve patates alıp işini de yapmazsınız.Öyle mi?”.Deniliyordu.Arabada, adı geçenler vardı. Amma benim için arabaya konmadığından benim evime inmedi.Para da benim için külliyen yalan idi. Adam,şikayetinden bir hafta sonra öldürülünce davada düşmüştü.
Allah insanı kuru iftiradan saklasın.Mart 2012

Fehmi NALBANT

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Eski köy düğünleri - 20 Haziran 2019
KÖPRÜ 3 - 25 Kasım 2017
KÖPRÜ 4 - 25 Kasım 2017
Seyir Terası - 20 Kasım 2017
AZDAVAY MERKEZ CAMİİ - 10 Kasım 2017
Azdavay Köyleri - 29 Haziran 2017
NİNEMİN MÜDÜR LAKABI - 28 Nisan 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ